Lojistik Yönetiminde Çevresel Hassasiyetler

Depo Yönetimi ve Tedarik Zinciri
26 Aralık 2016
Lojistik Süreçlerin Optimizasyonu ve Planlama
26 Aralık 2016

Lojistik Yönetiminde Çevresel Hassasiyetler

Lojistik Sektöründe AB ve Dünya Çevre Mevzuatı

Ülkemizde ve dünyada büyüyen lojistik sektörü rekabetin yoğun yaşandığı sektördür. Bu rekabet yapısında firmalar farklılaşma gibi bir yaklaşım içindedirler. Bu farklılaşma stratejileri, sektöre yönelik sosyal fayda içeren projeler olduğu gibi çoğunlukla çevreci yaklaşımlar şeklinde kendini göstermektedir. Eğitime destek verdiğini iddia eden firmaların yanısıra sürdürülebilirlik raporları hazırlayarak şeffaf yönetime sahip olduklarını göstermek isteyen firmaların olduğu görülmektedir.

 

Lojistik Sektöründe Sosyal Sorumluluk ve Eğitim Çalışmaları Artıyor

Lojistik sektöründe eğitime destek genellikle vakıflar veya lojistik meslek yüksek okullarından firmalara staj amacıyla öğrenci kabul etmek şeklinde kendini göstermektedir. Bazı firmalar, lojistik kongre, konferans ve seminerlerine destek olurken bazı firmalarda çevreci uygulamaları şirketlerine taşıyarak öne çıkmak istemektedirler. Bu yazımızda özellikle çevreci çalışmalara dikkat çekmek istiyoruz. Bu yaklaşımların başında karbon emisyonu tespit eden, karbon yönetimi kuran firmalar vardır. Bu oldukça dikkat çekici bir durumdur, lojistik sektöründe çevreyi kirleten bir unsur olarak görülen fosil yakıt kullanımı bu şekilde iyileştirme yaparak veya var olan karbon salınımını şeffaf bir şekilde raporlayarak bunu toplum ve sektörle paylaşmak önemli bir gelişmedir.

 

Tedarik Zinciri Yönetimi ve Lojistikte İyi Uygulamaların Önemi

Lojistik sektöründe iyi uygulamalar olarak adlandıracağımız bu uygulamaların sayılarının artması, lojistik sektörünün gelişimi açısından önemlidir. Ülkemizin coğrafi avantajın da düşünecek olursak gelecekte yerli lojistik markalarımızın dünya arenasında yer alacağını söyleyebiliriz. Lojistik sektöründe iyi uygulamalar  sektörün gelişimi için hayati önemdedir.  Özellikle çevresel konulara hassasiyet göstermek lojistik sektörünün önemli görevlerinden biri olmalıdır. Çünkü Türkiye,  2004 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ni, 2009  yılında  Kyoto Protokolü’nü imzalayarak çevresel konularda doğa lehine taraf olmayı taahhüt etmiştir. AB çevre mevzuatı artık Türkiye Cumhuriyeti regülasyonlarının önemli bir parçası olmuştur.

 

Lojistikte Karbon Yönetimi ve Sürdürülebilirlik Çalışmaları

Ülkemiz lojistik sektörü AB mevzuatı gereği Türkiye de karbon salınımını azaltmak için hızla yeni politikalar geliştirmek zorundadır. Türkiye lojistik işletmeleri çevreci çalışmaları sadece bir maliyet kalemi olarak görmemeli bunu bir ayakta kalma ve var olma çalışması olarak çevreci yaklaşımları içselleştirmelidir.  Biz özellikle Marco Polo programının iyi bir şekilde incelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Poseidon Danışmanlık, karbon yönetimi ve Sürdürülebilirlik danışmanlığı konusunda lojistik sektörüne bilgi ve deneyim paylaşımına devam ediyor. Avrupa, Asya, Kafkasya, Orta Doğu, Avrasya ticaretinin kesişme noktasındaki bir ülkenin lojistik sektörü olarak sadece iyi uygulamaları takip eden değil, iyi lojistik uygulamaları, inovatif lojistik yaklaşımları geliştiren bir sektör olmamız ülkemizin ve sektörümüzün geleceği açsısından önemlidir.

 

Poseidon Danışmanlık, lojistik sektöründe uzun yıllar danışmanlık yaparak son derece önemli bir know-how, bilgi birikimi sağlamıştır. Tedarik zinciri yönetimi, depolama, depo yönetimi, lojistik danışmanlığı, lojistik proje yönetimi, üretim planlama, karbon yönetimi, sürdürülebilirlik raporlaması gibi alanlarda bilgi, deneyim birikime sahiptir. Ülkemizin ve dünyanın en önemli firmalarında uygulamaya geçirmiş olduğumuz projeler Poseidon Danışmanlık olarak referansımız olmuştur.

Comments are closed.